background img

The New Stuff

KARSAMBAÇ VE KARHELVASI

Osmanlılar döneminde saraylarda "karsambaç" adı verilen bir yiyecek türü varmış...

Bu yiyeceği yapmak için, dağların pek güneş görmeyen yamaçlarında kuyular açılır ve bu kuyular kış mevsiminde karla doldurularak saklanırmış. Yazın sıcak günlerinde, süt ve diğer çeşitli meyva suları bu karla karıştırılarak soğutulurmuş. Daha sonra bu karışıma o sıralarda Halep'ten gelen şekerde eklenmiş. Zaman zaman şekerin dışında pekmez ve balda katılmış.

Osmanlı saraylarına ve asil konaklarına yabani orkide (sahlep) satan Osman Ağa, bu içeceğin artanını bir gün saklamak için kara gömmüş.Ertesi günü baktığında, sahlebin kıvamındaki değişiklik dikkatini çekmiş. Süt, şeker ve sahlep karışımının yoğunluk kazandığını ve sakız gibi uzadığını görmüş. Bu yeni gıda maddesinin tadına bakan herkes pek çok sevmiş. Dondurmanın eski veryasyonu galiba bu karsambaç.Benim de ilgimi çekti, aslında İnernet çöplüğünde ben başka bir şey arıyordum ama Karsambaç'ı görünce ilk başta adı sonra bulunuşu ve yapımı ve en Sonunda Tadı ilgimi çekti, Tadı diyorum çünkü merak ettim bende yaptım :) Tabi ki dağlarda açtığım kar mağarasında değil biraz modern halinde yani Derin dondurucuda.Tadı da çok hoş sayılır. (Resimde görüldüğü üzere küçük plastik bir kapta yaptım ve donduğu için çıkarmakta biraz zorluk çektim)
Benim Asıl Yayınlamak istediğim Konuya Gelince:
KARHELVASI:
AYDIN'lı olarak 2-3 yılda bir memlekete gidebildiğim de yeme fırsatı bulabildiğim ve çok sevdiğim Karhelvasında kullanılan kar, kış aylarında il sınırları içindeki Aydın, Madran, Bozdağ ve Beydağ dağlarının yüksek kesimlerine açılan derin kuyulara kış aylarında dolduruluyor. Bu sektörün en fazla geliştiği yerlerden biri olan Nazilli ilçesinde yaklaşık bir asırdır insanlar yazın kavurucu sıcaklarında kar helvası ile serinliyor. Otuz yıldır kar işiyle uğraşan Cafer Uğur, bu mesleğin de kendine has özellikleri bulunduğunu söylüyor. Uğur’un verdiği bilgiye göre Aydın dağlarının zirvelerinde dedelerinden kalma beş metre derinliğinde kuyular bulunuyor. Bu kuyular miras yöntemi ile babadan oğula geçiyor. Kar kuyuları, her yıl eylül ayında, sezonun bitmesinin ardından temizlenerek sonraki sezona hazır hale getiriliyor. Karcılar, ardından mart ayı içerisinde yağacak karı beklemeye başlıyor. Kuyulara sezonun ilk ve ikinci karı kesinlikle doldurulmuyor. Kuyuya konan karın mutlaka sezonun üçüncü karı olması gerekiyor. Çünkü daha önce yağan karlar dayanıklı olmuyor. Üçüncü karın yağmasının ardından Kavacık köyündeki karcılar toplanarak dağa çıkıyor. Yaklaşık 10 gün boyunca dağın tepesindeki tüm kar kuyularını sıkıştırılmış kar ile dolduruyorlar. Kuyu içerisindeki karın güneşten etkilenmemesi için kuyunun üstünü yaklaşık 50 santimetre kalınlığında meşe ve eğrelti otu yaprakları ile kapatıyorlar. Sıcakların başlaması ile birlikte kuyulardaki karlar parça parça kesilerek satılmaya başlanıyor. Kuyulardan çıkarılan karlar ilçeye ulaşıncaya kadar 20 kilometre yol gidiyor. Köylüler, bu yolculuk esnasında erimeden oluşacak kaybı en aza indirmek için karı koyun yününden yapılmış keçelerle sarıyor.
Artık eskisi gibi PEKMEZ ile değil vişne veya karadut pekmezi ile hazırlanıyor ki ben bunu daha çok seviyorum. Kar helvasının en büyük özelliği ne kadar yenirse yensin alternatifleri olan diğer serinleticiler gibi insanı hasta etmemesidir.

12 yorum : Leave Your Comments

  1. izmir tire ilçesinde gormuştum ama tatma şansım olmamıştı...

    YanıtlaSil
  2. abii çok süper olur o kar helvası yaa olsada yesek :))))

    yemiştim bir iki defa....

    YanıtlaSil
  3. Yapılışı zor, ama çok şükür ki yemesi kolay :)

    YanıtlaSil
  4. Maalesef ben 2-3 yıldır yiyemiyorum :((

    YanıtlaSil
  5. Piña colada --> It's a great cocktail!!
    ;)

    YanıtlaSil
  6. bizim aile ıspartaya dayanır, bizde de pek bir sevilir kar helvası, kar karması da denir

    YanıtlaSil
  7. bir de biz üzüm pekmezi ile yaparık onuda dene, kardeş

    YanıtlaSil
  8. Arkabahcem sayesinde bir şey daha öğrendik: Kar karması. Demek Isparta'dada biliniyor ne güzel pekmezle yapıldığını yazdım zaten ama ben RESİM'deki gibi olanı seviyorum ....

    YanıtlaSil
  9. Ben ilk defa Adana'da görüp Mersin'de yedim bunu geçen aylarda.
    Çokda özel bişi olduğunu söyleyemem aslında. Kar yiyosun sonuçta.

    YanıtlaSil
  10. Damak tadı farklılıkları olabilir elbette.Sonuçta zevkler ve renkler tartışılmaz.

    YanıtlaSil

Reklam

Hosting