background img

The New Stuff

DEMOKRASI VE LAIKLIK

EMRE KONGAR
DEMOKRASİ VE LAİKLİK KAVRAMLARININ İÇLERİ BOŞALTILIRKEN
Bir ülkenin varlığını nasıl ortadan kaldırırsınız?
Tabii önce askeri olarak onu dize getirirsiniz:
Yenerek veya bağımlı kılarak.
Ama bu yetmez.
Ekonomik olarak da onu bağımlı hale getirmeniz gerekir:
Ticaret ve borçlanma yoluyla bunu da gerçekleştirirsiniz.
Bu da yetmez.
Bir ülkenin entellektüel birikimi var olmaya devam ettiği sürece, onu hiçbir zaman tam anlamıyla yok edemezsiniz:

Entelektüel birikim, bu birikime dayalı tarih bilinci, ulus bilinci, bağımsızlık istenci, yurtseverlik duygusu, her an yeniden parlayabilecek bir direniş kıvılcımını hazır tutar.
Son aşama olarak, askeri ve ekonomik bağımlılığa ilaveten, o ülkenin entelektüel birikimini yok etmeniz gerekir.

Ya aydınları öldürerek.
Ya aydınları bağımlı kılarak.
Ya eğitim sistemini çökerterek.
Ya kavram kargaşası yaratarak.
Ya da bütün bunları hep birlikte yaparak.

* * *
Rejimin laik niteliğine mi saldıracaksınız?
Hemen yeni bir laiklik tanımı yaparsınız; laikliğin içini boşaltan, onu anlamsız kılan bir tanım.
Örneğin, "Laiklik, kamu alanında da inançların özgürce ifade edilmesidir" der ve laikliğin içini tümüyle boşaltırsınız.
* * *
Rejimin demokratik niteliğine mi saldıracaksınız?
Yine hemen yeni bir demokrasi tanımı yapar, demokrasinin içini boşaltır onu anlamsız kılarsınız. Örneğin, "Demokrasi sandıktan çıkanların her kararının mukaddes olduğu, sadece çoğunluk iradesine dayalı bir rejimdir" dersiniz.

Böylece demokrasiyi bütün çoğunluk diktatörlüklerinden ayıran başta muhalefet özgürlüğü olmak kaydıyla, tüm temel hak ve özgürlükleri yok sayar, rejimi tahrip edersiniz.
* * *
Yeni tanımlamalarla yeterince kavram kargaşası yaratamadıysanız, tahrip etmek istediğiniz kavramın karşıtlarını da o kavramın kapsamı ve tanımı içine alır, böylece akılları iyice karıştırırsınız.
Birlikte var olması olanaksız varlıkları birbirleriyle tanımlarsınız:
"Yaşayan ölü" gibi oksimoron cümleler kurarsınız.
Örneğin, "İran'da şeriatçı demokrasi var" dersiniz.
"Stalin'in rejimi de halk demokrasisiydi" dersiniz.
Hızınızı alamazsınız, faşizmi de demokrasi tanımı içine sokar, "İtalya'da Mussolini zamanında da korporatif demokrasi vardı" dersiniz.
* * *
Türkiye'deki demokratik ve laik rejimi kendi amaçlarına uygun olarak İslami ilkelere göre yeniden düzenlemek isteyenler ve onlara destek verenler, bir yandan aydınları öldürerek ve baskı altında tutarak, öte yandan eğitim sistemini yozlaştırarak, son olarak da temel kavram ve terimlerin içlerini boşaltarak Türkiye'nin entelektüel birikimini ortadan kaldırıyorlar.
* * *
Aslında yapılacak iş, bize demokrasi diye dayatılmak istenen, lider diktatörlüğü, temsil adaletsizliği ve kurumlaşmış yağma ile sakatlanmış ve hızla dinci eksene kaydırılan "cici rejimin" içini gerçek demokratik ve laik uygulamalarla doldurmanın tartışmasını başlatmaktır (devamı)
* * *
Eski post'larımdan "Atatürk ve Laiklik" hakkında bir anekdot TIKLA

4 yorum : Leave Your Comments

  1. Hi there,

    your not old, but like a very good red wine, it improves with the age!

    regards,

    Aunt Shell

    YanıtlaSil
  2. Hi Tia,
    I'm not old man :)
    im very very young ;P

    and i like turkish Raki hehe
    Byee..

    YanıtlaSil
  3. Emre Kongar'ın demokrasi tanımına katılmıyorum. Demokrasi evrenseldir, tek bir ülkeye mahsus olamaz. O da ancak ve ancak, halkın halk tarafından seçilmiş yöneticileri ile yönetilen ortamda, azınlık ve çoğunluk unsuruna bakmadan, tüm ayrı fikirlerin bir arada yaşamasını sağlayan asgari müşterekleri oluşturup, o ülkede yaşam biçiminin sağlanmasıdır.

    Görev ifa edildi.

    YanıtlaSil
  4. Demokrasi & Cumhuriyet tartışmaları konusunda güzel bir örnek hafızam beni yanıltmıyorsa Özdemir İnce vermişti. Benzetme şarap ve bardakla ilgili..Burada şarap demokrasi, bardak cumhuriyet oluyor şimdi biraz açayım konuyu;

    * Bir kesim hem kadehten (cumhuriyet), hem şaraptan (demokrasiden) nefret eder onun amacı şarabın dökülmesi ve bardağı kırmak şeriat getirmektir, ama bardağı kırmak için demokrasi sever yani şarapsever gözükür bu ifade yobaz kesimi anlatıyor.

    * demokrasiyi seven ama bardaksız (cumhuriyetsiz) şarabın bardakta durmayacağını savunan, bardağın önemini kavrayan, daha cumhuriyetçi bir kesim.

    * Şaraba bayılan ama, onu koruyan dökülmesini önleyen şeyin bardak (cumhuriyet) olduğunu unutmuş gözüken sorumsuz bir gurup.

    bu konuda lütfen İngiltere krallık, İran cumhuriyet v.s örneğini vermeyelim baydı artık, burada anlatmak istediğim Atatürk' ün kurduğu cumhuriyetin tepeden inmecide olsa demokrasinin altyapısını oluşturan laik kazanımları !

    YanıtlaSil

Reklam

Hosting