background img

The New Stuff

Havadan para kazanma YOLLARI

Yıllar boyu bilişim dünyasını en çok meşgul eden konulardan biri her yerden, her cihazdan bilgiye ulaşmak oldu. Cihazlar alanında kat edilen yolu görmezden gelemeyiz. Çok değil 5 sene öncesine kadar cep telefonundan internete bağlanıp metin tabanlı bir şeyler görebilmek bile marifet sayılıyordu. Teknik anlamda o kadar hazırlıksız ve telaşlı bir girişimdi ki bu teknolojinin ismi olan WAP (Wireless Application Protocol / Kablosuz Uygulama Protokolü) terimi, worthless application protocol (işe yaramaz uygulama protokolü), Wait And Play (bekle ve çalıştır) gibi bir sürü taşlamanın odağı oldu. Neyse ki bugün mahir telefonlarımız neredeyse bilgisayarlarımızdan bile daha yetenekli hale geldi (örneğin kaçınızın bilgisayarında yeni telefonlardaki gibi GPS modülü var?).

Veriye ulaşma hırsı cep telefonları, taşınabilir bilgisayarlarla kısıtlı da değil. Kablosuz internet protokolleri üstünden beslenen ev ve iş cihazlarının sayısı da hızla artıyor. Her ne kadar biz wifi ya da 'kablosuz internet' diye geçiştiriyor olsak da kendi içinde 6 farklı standarda sahip bir yapıdan söz ediyoruz. Üstelik adını iyi kötü duyuyor olmamıza rağmen Türkiye için hayali bile iyimser alın wimax gibi standartlar sayesinde kablosuz erişim hizmetlerinin kapsama alanı ev, kafe ya da ofis menzilinden kilometrelerce çapa ulaşıyor. Yani birkaç kule dikip İstanbul ölçeğindeki şehirleri ve içindeki nüfusu hızlı ve daha gelişmiş güvenlik katmanına sahip bir erişime kavuşturmak mümkün.

Bugün yetenekli cep telefonlarında wifi desteği neredeyse standartlaştı. Wimax de bir sonraki dalga olarak hazırda bekliyor. Nokia geçen sene wimax destekli cep telefonları üreteceğini duyurdu. Samsung ve LG'nin de ilgisi biliniyor.

Pek bahsi geçmiyor olsa da wimax uyumlu cep telefonlarının en büyük etkisi operatörlere olacak. Çünkü bugün wifi ile de pekâlâ mümkün olan internet üstünden bedava telefonla konuşma meselesi wimax ile standartlaşacak. Yani cebinizdeki telefonla operatörünüz üstünden arama yapma ve aranmanın yanı sıra kablosuz internet üstünden bedava ya da çok düşük maliyetle sesli, görüntülü iletişim kurmak, veri transferi yapmak mümkün olacak. Elbette bu senaryoda mobil operatörlerin wimax işletmeciliğinden geri durması olası değil. Hatta korkarım vergi derdine düşecek devletler yüzünden wimax lisansları öyle yüksek bedellere verilecek ki, işletme maliyeti bu yatırımı garantilemek için bir süre pahalı tarifelere yol açacak.

Yakın gelecekte kablosuz ağlardan beslenen cihaz çeşidi ve sayısı artacak. Masanızda duran küçük bir kutu yatırım yaptığınız borsa senetlerini internetten takip ederek son durumunu ekrana yansıtacak, sokak kapınızın kolu yine internetten hava durumunu kontrol ederek renk değiştirecek (böylece şemsiye alıp almama stresi de ortadan kalkacak). Elektronik postalarımızın özetlerini kadranında gösteren saatler şimdiden satışta. Beyaz eşya üreticileri bile internetten beslenen cihazlar üstünde çalışıyor. Yemek tariflerine kolayca ulaşabileceğiniz dokunmatik LCD ekranlar mutfakta zannettiğinizden çok daha kolay kabul görüyor. Pekâlâ işe yarıyor hem de.

Kablosuz; yani havadan beslenen dünyada en değerli varlık: 'lisans'. Lisans dediğimiz de havaya savuracağınız veri için devlete ödeyeceğiniz hava parası. Havanın o şiirdeki gibi bedava olduğunu sanmıyordunuz herhalde? Devlet (ve ordu) havayı arasında paylaşmış. Askerler, polisler, şirketler, telefoncular, televizyoncular, radyocular ve biz faniler arasında taksim edilen bu düzende artan ihtiyaç yüzünden frekans aralıkları da her geçen gün daha çok iştah kabartıyor.

Yatırımcıların yeni avı, değişen TV yayın standartları sayesinde boşalan frekanslar. 700Mhz spektrumu bizim geleneksel televizyonlarımızın UHF bandına (52 ile 69. kanallara) denk geliyor. ABD başta olmak üzere birçok ülke analog TV yayınlarına son vererek bizde de deneme safhasında olan karasal dijital ve diğer alternatif platformlara geçme kararı aldı. Dolayısıyla son derece geniş, uzun menzilli ve değerli bir alan boşaldı. Sadece ABD'de 4,6 milyar dolardan ihalesi açılacak bu bandın en büyük talibi Google. Firma herkese açık standartlar kullanarak bu bandı kablosuz ve ücretsiz internet erişimi için kullanmak istiyor. Teknik detaylarıyla sizi boğmak istemediğim 'Open Access' adlı bu girişimin sosyal ve ekonomik birçok etkisi olacak. Bu yüzden Google'ın gündeminde en üst sıralarda. Türkiye'deki girişimcilerin de aklının bir kenarında olmasında fayda var şüphesiz.

Bütün bunlar bir yana Microsoft'un DirectBand adlı firmasıyla el attığı bir yöntem de radyolarımızın kullandığı FM bandından bilgi aktarıyor. Radyo ekranlarına bilgi aktarmayı mümkün kılan RDS benzeri bir teknikle FM frekansından uyumlu bütün cihazlara veri serpilebiliyor. Saniyede 12 kbit kapasiteyle üstelik. (directband.com)

Özetle birileri sahneyi kuruyor ama böyle bir dünyada kazanan daha çok o sahnedeki oyunu sergileyecekler olacak. Şimdiye kadar hep böyle oldu zira...

M. Serdar KuzuloğluRadikal


1 yorum : Leave Your Comments

  1. Güzel Paylaşım Güzel Bilgiler için Teşekür admin

    YanıtlaSil

Reklam

Hosting