background img

The New Stuff

TAM GÜN KANUNU

Doktorlara Kötü Haber.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tartışmaya açılan "Tam Gün Kanunu" ile ilgili olarak, "Biz sağlık çalışanlarına, doktorlara bu kanunla şu teklifi yapmış oluyoruz; eğer arzu edersen devletin bir hastanesinde, üniversitesinde çalışırsın, ama artık dışarıda serbest meslek icra edemezsin" dedi.

Akdağ, Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, son 6 yılda sağlık hizmetlerinde çok ciddi değişim ve dönüşümün gerçekleştiğini söyledi.

Sağlık hizmeti almanın her vatandaşın hakkı olduğu bilinciyle 6 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak ölçüde hizmetleri genişlettiklerini vurgulayan Akdağ, eskiden hastane kapılarında muayene olmak için veya ilaç almak için bekleyen vatandaşların bugün özel hastanelerden bile hizmet alabildiğini kaydetti.

Akdağ, İstanbul'da 2002'de 200 diş hekimi ve 166 diş ünitesi ile kamuda hizmet verildiğini, buna karşılık piyasada 4 binin üzerinde serbest hizmet veren diş hekimi olduğunu dile getirerek, geçmişte kamuda ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin verildiğinin söylenemeyeceğine ifade etti.

İstanbul'da kamuda çalışan 600 diş hekimi bulunduğunu belirten Akdağ, bu sayının hala az olduğunu, diş hekimi ve ağız diş sağlığı merkezlerinin sayısının artırılacağını bildirdi.

Kamuda ağız ve diş sağlığı alanında 2002'de 300 bin, 2008'de ise 2 milyon kişiye hizmet verildiğini, 2009'da da 3 milyon kişiye ulaşılacağını anlatan Akdağ, bu durumun, serbest olarak hizmet veren diş hekimlerinin vatandaşa hizmet açısından kolaylaştırıcı tavır göstermelerine yol açtığını söyledi.

Bakan Akdağ, geçmişte bir MR veya tomografi filmini devlet hastanelerinde çektirmenin mümkün olmadığını, 6 ay-1 yıl sıra beklendiğini, bu nedenle insanların bu hizmeti dışarıdan aldıklarını kaydederek, bu hizmetler kamuda da verilmeye başlayınca, özel sektörde ücretlerin aşağıya düştüğünü belirtti.

‘Halkın hastaneleri’

"Devlete ait, kamuya ait hastaneler lafını artık belki de millete ait hastaneler, halkın hastaneleri diye dönüştürmek lazım" diyen Akdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugünlerde tartışmaya açtığımız 'Tam Gün Kanunu' diye bir kanun var. Bakanlar Kurulu'na önümüzdeki hafta götürebileceğimizi umut ediyoruz. Bu kanunla şunu yapmış olacağız. Biz sağlık çalışanlarına, doktorlara bu kanunla şu teklifi yapmış oluyoruz; eğer arzu edersen devletin bir hastanesinde, üniversitesinde çalışırsın, ama artık dışarıda serbest meslek icra edemezsin. 'Muayenehanem var, ayrıca özel hastaneye gidiyorum. Burada olmadı, oraya gel' meselesini hiç kimseye teklif edemezsin. Ama arzu edersen özel sektörde çalışabilirsin, muayenehanen olabilir. O senin takdirine kalmış bir şeydir. Bu, Türkiye için çok önemli bir milat olacak."

Zaten son 6 yıldaki uygulamalarla doktorların büyük çoğunluğunun tam gün çalışmaya, yani sadece devlette çalışmaya geçtiklerini ifade eden Akdağ, Türkiye'de bu oranın yüzde 78'e çıktığını aktardı.

Akdağ, İstanbul'da ise bu oranın yüzde 67 olduğunu, yani İstanbul'da hala devlette çalışan doktorların 3'te 1'inin ya muayenehanesi olduğunu veya özel bir kuruluşta da çalıştığını vurguladı.

‘Yeni bir milat olacak’

Üniversite hastanelerinde özel muayenehane, özel ameliyat, özel işlem diye uygulamalar bulunduğunu hatırlatan Akdağ, "İşte bu kanunla bunların hepsini ortadan kaldırmış olacağız. Bu Türkiye için, Sağlıkta Dönüşüm Programımız açısından yeni bir milat olacak. Artık hiçbir suretle muayenehane yoluna mecbur kalmayacaksınız" diye konuştu.

Akdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu meselenin ciddiyetle üzerinde durduğuna dikkati çekerek, "Bizim, bir Sağlık Bakanı olarak benim bir şansım var. Türkiye Cumhuriyeti'nin 6 yıldır başbakanlığını yapan sayın Erdoğan sizin gibi, benim gibi damdan düşmüş birisi. O, işçi olarak, esnaf olarak, sağlık sisteminin önünde zamanında sıkıntı çekmiş birisi" dedi.

Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde çalışan 45-47 diş hekiminden sadece birinin muayenehanesi bulunduğunu, onun da bir an önce muayenehanesini kapatıp arkadaşlarının arasına dönmesini umut ettiğini dile getiren Akdağ, artık Türkiye'de sağlıkta yeni bir dönem başladığını söyledi.

Bakan Akdağ, sağlık sisteminin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" prensibiyle çalıştığını kaydetti.

‘İstanbul'da da ciddi eksikler var’

Bu sistemin bazı eksiklikleri bulunduğunu, özellikle İstanbul'un birçok problemi olduğunu vurgulayan Akdağ, "Geçmişte hayli ihmal edilmiş bir kent. Biz hep Doğu'da, Güneydoğu'da eleman eksiği çok fazla zannederiz. Ama devlete ait kuruluşlar söz konusu olduğunda İstanbul'da da çok ciddi eksikler var. Biz bu açığı epey kapattık" diye konuştu.

Akdağ, geçmişe göre diş hekimi sayısını 3, pratisyen hekim sayısını 2 katına çıkardıklarını, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının sayılarını da çok ciddi oranda artırdıklarını belirterek, özel sektörden de hizmet almaya başlayınca herkesin rahat ettiğini söyledi.

Daha eksiklikler olduğunu ifade eden Akdağ, binaların yenilendiğini, yeni binalar yapılacağını da dile getirdi.

Bütün bu hizmetlerde İl Genel Meclisi, İl Özel İdaresi ve Valiliğin finansman açısından çok büyük kaynak olduğunu anlatan Akdağ, Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin binasının da bir cami tarafından dini amaçlarla yaptırıldığını, amacına uygun olarak kullanılmadığı için bir süre sona İl Özel İdaresi'ne devredildiğini belirtti.

Akdağ, binanın bir sağlık merkezi haline getirilmesi için 3,5 milyon TL harcanarak güçlendirildiğini ve diğer eksikliklerinin tamamlandığını, Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 1,5 milyon TL ile de gerekli altyapısının kurulduğunu kaydetti.

Konuşmasının ardından Akdağ, kurdele keserek Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nin açılışını yaptı. Akdağ, daha sonra merkezi gezerek içerideki bazı hastalarla sohbet etti.

41 polikliniği bulunan merkezde; cerrahi tedavi, protez, periyodontoloji, pedodonti ve röntgen hizmetlerinin verilmesinin yanı sıra dijital panoramik röntgen, fosfor plak tarayıcısı ve merkezi sterilizasyon bulunuyor.

Merkezde 47'si diş hekimi, 13'ü diş teknisyeni ve 3'ü hemşire olmak üzere toplam 110 personel görev yapıyor.

‘Şüphelilerin peşinden koşulmaz’

Açılışın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akdağ, Altınşehir'deki yıkım sırasında güvenlik güçlerince kullanılan gazdan etkilenen çocukların sağlık durumlarına ilişkin soru üzerine, hiçbir çocukta ciddi bir problem görülmediğini söyledi.

Akdağ, "Domuz gribi ile mücadelede gelinen nokta nedir?" şeklindeki soruya da domuz gribine karşı çalışmaların bir plan çerçevesinde yürütüldüğünü, her türlü önlemin alındığını ifade etti.

Bu konudaki en önemli hususun, vatandaşın kendini koruması, bilinçlenmesi olduğunu vurgulayan Akdağ, şunları kaydetti:

"Bu vesile ile basın mensuplarından bir kez daha istirham ediyorum. Yurt dışından gelen ve termal kameralarla vücut ısısı yüksek olanlar, bildiğiniz gibi bir hastanemizde laboratuvar sonuçları alınıncaya kadar misafir edilir. Bu misafirlik durumlarının üzerine fazlaca gidildiğini görüyoruz. Hasta ve insan hakları açısından o insanları rahatsız etmememiz gerekiyor. ABD televizyonlarında 'şüpheli' diye hiç birinin arkasından koşulduğunu görmedik. Biz şeffafız. Bir vaka görülürse bunu hemen bildireceğiz ki yayılması engellensin."

Akdağ, dünyada 33 ülkede domuz gribi vakası görüldüğünü hatırlatarak, "Bize de gelebilir, ama gelse bile önemli olan panik yapmayıp yayılmasını önlemek" dedi.

"Tam Gün Kanunu" ile ilgili bir soru üzerine de Akdağ, devlette çalışıp muayenehanesi olanlara kanunun Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay süre tanınacağını, bu süre içinde devlette kalacak olanların muayenehanelerini kapatmaları gerektiğini bildirdi. (AA)
Kanun çıkmaya çıkar ama gerekli takibi yapılır mı? ve vatandaşın önce özel'e gidip parasını kaptırdıktan sonra Devlet Hastanesinde adam gibi muayene olma derdi bitermi bilinmez........... (Yada en azından doktorların önce özel kliniklerinde ücretle muayene olduktan sonra devlet hastanesinde düzgün muayene olabilme imkanıda mı elinden uçmuş olacak bilinmez...)

0 yorum :

Yorum Gönder

Reklam

Hosting