background img

The New Stuff

MUHTEŞEM YÜZYIL MUHTEŞEM HATALAR

Yıl 1520... Yavuz Sultan Selim “Şiri Pençe/Aslan Pençesi” denilen bir çıbanın vücudunu tahrip etmesi sonucu ölüyor. Oğlu Süleyman 25 yaşında Osmanlı tahtına oturuyor ve 1566 yılına kadar 46 yıl dünyaya hükmediyor.
Yasaklanması istenen dizi film bu büyük padişahın hayatını, Hürrem Sultan'a aşkını, zaferlerini, devlet adamlığını ve zaaflarını anlatıyor.
Tepkiler nedeniyle, dizide göstermeye cesaret edecekler mi bilemiyorum ama Kanuni'nin “2 oğlunu ve 5 erkek torununu acımasızca boğdurttuğu” tarihi bir gerçektir.

Kanuni'nin, 8'i erkek, biri kız, 9 çocuğu dünyaya gelmişti. Şehzadelerden dördü, bir-bir buçuk yaşlarında öldü, padişahın hayatta dört erkek çocuğu kaldı,
Padişahın “veliaht” gözü ile baktığı şehzadesi Mehmet de, 22 yaşında ansızın öldü.
1553 yılına gelindiğinde Kanuni 58, Şehzade Mustafa 39, Şehzade Selim 30, Şehzade Bayezid 28 ve Şehzade Cihangir 23 yaşındaydı.
Konya Valisi olan en büyük Şehzade Mustafa, iyi bir eğitim görmüş, sağlam karakterli, mert bir kişiydi ve babasından sonra hükümdarlığın tek adayı idi.
Ne var ki, Kanuni'nin büyük aşkı Hürrem Sultan, onun değil, kendi oğullarından birinin (Şehzade Bayezid veya Şehzade Selim'in) padişah olmasını istiyordu.
Hürrem Sultan, bir Rus papazın kızıydı ve gerçek adı Roksalan idi. Başka bir cariyeden olan Şehzade Mustafa'nın gözden düşmesi için bin türlü entrika çeviriyordu. Yakın adamı ve damadı olan rüşvetçiliğiyle ünlü Sadrazam Rüstem Paşa da Hürrem'e yardım ediyor, Şehzade'nin ağzından yazılmış sahte “darbe mektuplarını” Kanuni'ye göstererek “Oğlunuz sizi devirmek istiyor” diyordu.

“Muhteşem” denilen o akıllı padişah bu dalaverelere inanmak basiretsizliğini gösterdi.

Bir İran seferi hazırlandı. Şehzade Mustafa'ya da askerleriyle birlikte orduya katılması emredildi. Aslında bu hain bir tuzaktı!
Ordu Konya yakınlarında iken Şehzade Mustafa babasının elini öpmeye gitti. Padişah çadırına girdiğinde babasının orada olmadığını görüp şaşırdı...
Aynı anda, saklandıkları yerden çıkan dilsiz 7 cellat, ne olduğunu anlayamadan Şehzade'nin üzerine atıldı. Mustafa çok güçlü bir gençti. 7 cellatla yiğitçe boğuştu, birkaçını yere serdi, ellerinden kurtuldu, tam çadırdan çıkarken (sonradan paşa yapılan) Zal Mahmut Ağa arkasından yetişip, yorgun düşen Şehzade Mustafa'yı yay kirişi ile boğdu.
Talihsiz Şehzade'nin “İmdaaat! Beni öldürüyorlar baba!” diye yeri göğü inleten çığlıklarını, öbür çadırda bekleyen Kanuni Sultan Süleyman duydu ama yüreği hiç sızlamadı!

Kanuni, gerçekten Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük üç padişahından biriydi, olağanüstü yetenekleri vardı, üstün bir devlet adamı ve çok iyi bir komutandı...
Fakat o da bir insandı ve her insan gibi zaafları vardı. Gerçek adı Roksalan olan Rus asıllı karısı Hürrem Sultan'ın etkisinde kalarak en kabiliyetli oğlu Şehzade Mustafa'yı acımasızca boğdurtması, bu zayıf yanlarından biridir.
Kanuni Süleyman, Şehzade Mustafa'dan sonra, diğer oğlu Şehzade Bayezid ile 5 torununu da boğdurtarak öldürttü.

Padişah olabilse, imparatorluğun kaderini değiştirecek yetenekte olan Şehzade Mustafa, iftiralar ve kurulan kalleş tuzaklar sonucu öz babasının kurbanı olmuştu.
Şehzade Mustafa'nın ölümünden son derece üzülen kardeşi Cihangir de üzüntüsünden hastalanıp ölünce Kanuni'nin hayatta iki oğlu kaldı: Şehzade Selim ve Şehzade Bayezid.
Kanuni Süleyman, tahtında gözü olduğunu sandığı Şehzade Bayezid'den de şüpheleniyordu. Çevresindekilerin de telkini ile Kanuni, küçük oğlu Bayezid'i tam anlamıyla bir asi olarak gördü ve büyük oğlu Şehzade Selim'i ordusuyla Bayezid'in üzerine yolladı.
İki kardeş, 29 Mayıs 1559 günü Konya yakınlarında karşılaştı. Kanlı bir savaş oldu ve Padişah'ın desteklediği Şehzade Selim'in ordusu Bayezid'in ordusunu bozguna uğrattı.

Yenilen Şehzade Bayezid, 1559 yılı ramazan ayında, Orhan, Abdullah, Mehmed ve Mahmud adlarındaki oğullarıyla İran'a sığındı. Üç yaşındaki en küçük oğlu Osman ile kızlarını Amasya'da bıraktı.
İran Şahı Tahmasb, Şehzade Bayezid ile dört oğlu ve maiyetini önce sevgiyle karşıladı ama daha sonra Kanuni Sultan Süleyman'ın tehditlerinden korktu, para karşılığında şehzade ve oğullarını Osmanlılara teslim etmeyi kabul etti.
Şehzade Bayezid ve dört oğlu, İran'ın Kazvin kentine gelen Şehzade Selim'in adamlarına teslim edildi. Şehzade Selim'den infaz emrini almış olan Ali Ağa, kuşağına sarılı yay kirişini çıkartarak, elleri ve kolları bağlı Şehzade Bayezid'in boynuna doladı, sıktı, sıktı. Birkaç dakika sonra artık Şehzade Bayezid yaşamıyordu. İnfaz tamamdı!
Şehzadenin dört oğlu da hemen oracıkta birer birer boğularak idam edildi. Bayezid'in Amasya'da bıraktığı üç yaşındaki küçük oğlu Osman ise çoktan annesinin kucağından alınarak öldürülmüştü bile... Kanuni Süleyman, şehzadelerin cenazeleri İran'dan Sivas'a taşındığı zaman İran Şahı Tahmasb'a 400 bin altın gönderdi.
Kanuni'nin Fransızlara “Kapitülasyon”, yani ülkemizde çok az vergi vererek serbestçe ticaret yapma hakkı tanıması da, Osmanlı'yı mahveden büyük hatalardan biriydi.

Böylece Muhteşem Süleyman'ın “Cihan İmparatorluğu tahtı” içkiyi ve eğlence hayatını çok seven, “Sarhoş” lakabıyla ünlü oğlu Sarı Selim'e kaldı.
46 yıl saltanat süren Süleyman'ın en değerli oğulları, çeşitli entrikalar sonucu yaşam sahnesinden silinince tarihin akışı değişti. Bu olaylar Osmanlı İmparatorluğu'nun duraklama ve daha sonra da çökme devrine girmesinin ilk işaretiydi.
Tarihçilere göre, çok yetenekli ve değerli bir şehzade olan Mustafa, babası tarafından öldürtülmeseydi, Osmanlı tarihinin akışı değişecek, dünya çok başka olacaktı!
“Muhteşem Padişah”ın “Muhteşem hataları”nı da unutmamak lazım!
O Tanrı da değil, peygamber de değildi! Sadece güçlü bir padişahtı!

Rahmi Turan – Hurriyet


0 yorum :

Yorum Gönder

Reklam

Hosting